Müslüman vatanında Müslümanlara bin yıl kan kusturma yemini edilerek ve on yıllar boyu da kan kusturarak yaptılar 28 Şubat darbesini. Bin yıldır İslam olan topraklardan İslam’ı söküp atmak isteyenlerin Müslüman Türk milletine vurduğu darbedydi.. Milletin karşısında yenildiler ama hala fırsat kolluyorlar. Lafı dolandırmaya gerek yok. Öncesini, sonrasını ve bugün yaşananları da içine katarak, 28 Şubat darbesi, varlığını İslam düşmanlığı üzerine kodlayan ve bunu laik Kemalist çağdaş ve Batıcılık maskesiyle gizleyen bir zihniyetin, Müslüman Anadolu insanının ruhunu, ruhuyla birlikte vatanını da tarumar etme hamlesiydi 28 Şubat. 28 Şubat darbesiyle on binlerce öğrenciyi okulundan, binlerce asker ve memuru irticacı diyerek işinden ettiler ve başka yerlerde çalışmasına bile izin vermediler. Binlerce insan işkenceden geçirerek cezaevlerine atıldı. Yazarlar fikir insanları, yasaklara karşı tepki gösteren gençler, hakkını aramak için meydanlarda protesto düzenleyen binlerce insan fişlenerek örgüt yaftasıyla yıllarca cezaevlerinde çürütüldü. 6 Milyon insanın fişlendiği söyleniliyor. Bu toprakların insanları sadece inançlarından dolayı “terörist, gerici, yobaz, çağdışı” ilan edildi. Öyle oldu ki Müslümanlar başları örtülü olduğu için hastanelere bile alınmayacak kadar zulüm gördü. Bunun yanında aynı merkezlerce faili meçhul cinayetlerle birçok insan öldürüldü, bankalardan yüz milyarlarca dolar hortumlandı, ülkenin geleceği karartıldı. Darbeciler bir yandan milletin inancını hedef alarak irtica naraları atıyor diğer yandan da ülkenin milli menfaatlerini bozuk para harcar gibi harcıyorlardı. Milletin silahını millete doğrultan darbecilerden gerçek bir hesap sorulmadı maalesef. “28 Şubatçılar tasfiye edildi, aldıkları kararların çoğu iptal edildi artık 28 Şubat mı kaldı” diyenlere söylüyorum. Bir mücadelede karşınızdaki rakibi devirmeden veya sizinle olan mücadelesini bitirecek darbeyi vurmadan o mücadele bitmiş de kazanılmış da olmaz. 28 Şubat darbesinin üzerinden kaç darbe teşebbüsü ve darbe yapıldı. Planlanıp uygulamaya koyulmak istenen hala kaç darbe var farkında mısınız? Görmüyor musunuz nasıl tetikte beklediklerini? Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Ak Parti iktidarı darbecilerin bin yıl sürecek dediği uygulamaların birçoğunu çöpe attı, uygulamaya soktukları birçok zulmü engelledi, milletin aleyhine alınmış kararları değiştirdi. Bunun için dua ediyor, sonuna kadar destekliyoruz. Ama 28 Şubat darbeci zihniyetle gerçek anlamda hesaplaşılmadığını da tekrar ediyoruz. Evet, 28 Şubat darbesini yapan askerlerden bazıları sembolik de olsa ceza aldılar. Bu çok önemliydi. Ama hiçbir darbe sadece askerle yapılmaz. Nitekim 28 Şubat darbesine giden yolu döşeyen, darbenin psikolojik harekat kısmında görevli medya, yargı, sivil toplum, akademi ve en önemlisi de sermaye ayağına hiçbir şey yapılmadı. Sokaklardan türbanlı toplayacağım diye basbas bağıran, Müslüman kadınlara küfürler eden algı operatörü gazeteci bozuntuları, küresel emperyalizmin Türkiye temsilcisi sermaye grupları, ikna odaları kuran üniversite hocaları ve asker karşısında selam duran yargı mensuplarından hesap sorulmadı. Bugün sesleri daha kısık olsa da aynı görevi bu hesap sorulmayan kesimler devam ettiriyor. Unutulan değil, hesap sorulmayan soykırım-darbe tekrarlanır demeliyiz artık. Hesap sorulmayan her zalim fırsatını bulduğunda tekrar zulmediyor. Hesap sorulmayan her darbeci ilk fırsatta özüne dönüp yine komitacılık yapıyor. Çünkü ülkemizdeki darbeciler, muhakkak emperyalist bir gücün ülkemiz için çektiği operasyonda kullandığı bir aparat olmuştur. Bunlar tasfiye edilmezse ilk fırsatta aktif edilir tekrar sahaya sürülecek şekilde beslenirler. Tam hesaplaşılmadığı için Gezi’de başladılar, 15 Temmuz’da başka bir maskeyle tekrar çıktılar meydana. Ekonomik operasyon çektiler, ırkçılık maskesiyle milleti sokaklara döktüler. Kılıç çekip meydan okudular. 28 Şubat darbesinde görevli gazeteciler bugün de kalem oynatıyor, hala ekranlarda millete operasyon çekiyor. Dün darbeye her türlü destek veren TÜSİAD gibi Batıcı sermaye, bugün hala vesayet özlemiyle iktidara ve millete ayar vermeye çalışıyor. Her darbenin içinde veya yanında duran CHP zihniyeti bugün her meselede darbecilerin o günkü uygulamalarını savunuyor. Hesaplaşmadan helalleşme olmaz, olmayacak. Hesap sormanın ilk adımı ise darbecilerin mağdur ettiği insanların mağduriyetini gidermek ve mağdur edenleri cezalandırmak olmalıydı. Mağduriyetlerin çoğu giderildi ama hala mağdurlar ve hesap sorulacak zalimler var. “28 Şubat Gönüllüleri Platformu” uzun bir zamandır darbe mağduru olan insanların haklarını alabilmeleri için çalışıyor. En somut talepleri ise Mecliste bir komisyon kurulmasını ve mağdur olanların dinlenilerek sorunlarının çözülmesini istiyor. Bunun yapılmasını ne engelleyebilir ki? Bu, darbeden mağdur olanların tespitinin yanında, darbe döneminde elindeki devlet gücüyle insanları mağdur edenleri, darbeye destek veren ve hala aynı şekilde faaliyet gösterenler de tespit edilmiş olacaktır. Dün darbecilerin işkencelerden geçirerek çeşitli örgüt ve suç uydurup cezaevine attığı binlerce insan yıllarca hapishanelerde zulüm gördü. Bu zulüm çıktıktan sonra da devam etti. Dini, Vatanı ve milleti için candan geçebilecek insanlar terörist yaftası yedi ve bu yafta hala üzerlerinde ve artık yetişen çocuklarına bile zarar veriyor. Öncelikli olarak bunların düzeltilip iadei itibarlarının sağlanması gerekiyor. Unutulan ve hesap sorulmayan darbe tekrar eder. 28 Şubat darbesinde yapılan zulümlerin unutulmaması için “28 Şubat Hakların İadesi Platformu” Özellikle yeni nesillerin yaşananları öğrenebilmesi, bilenlerin de unutmamaları için hazırladıkları “28 Şubat Dijital Müzesinin” açılışını yapacaklar. Mutlaka ziyaret etmeli, çocuklarınızı da bu konuda yönlendirmelisiniz. 28 Şubat darbesinin 28. Yılında Ankara ve İstanbul olmak üzere birçok şehirde basın açıklamaları yapılacak. Bizler de “28 Şubat Gönüllüleri Platformu’nun” yapacağı açıklama için Ankara Adliyesi önünde olacağız. İslam, vatan ve millet düşmanı darbeci zihniyetle gerçek manada hesaplaşabilmek duasıyla…